11/11/2008 · Kategori: edebiyat

Ne göz kıyar sana bakmaya

Ne ellerim dayanır sana dokunmaya
Ne kollarım uzanır seni sarmaya
Hiç ömür yeter mi?
Bir sen daha bulmaya bitanesi...
Bir nasihat: Kendine dikkat et.
Bir rica: Sakın değisme!
Bir Dilek : Beni unutma.
Bir Yalan : Seni hiç sevmiyorum.
Bir Gercek : Seni çok özlüyorum.
Gecenin karanlığında
güneşin ışığında
Suyun damlasında
selin coşkusunda Kimi yanımdasın kimi rüyamda
Ama hep aklımdasın sakın unutma......
Biliyorum bugün kulakların bir başka çınlayacak
anlayacaksın seni yine nasıl andığımı
özlediğimi. Ellerin titreyecek
gözlerin yollarda kalacak
sende hissedeceksin yüreğimde neler hissettiğimi!Bırakma beni sevdiğim gidişine dayanamam

Hasret gözyaşlarımla kendimi avutamam�
Dönerim dersin ama kadere inanamam

Bıraktığın anılarınla
ben sensiz yasayamamBakışlar vardır insani ömür boyu ağlatan.
Yollar vardır aşılması güç olan.
Kalpler vardır acılarla parçalanan.
Ve insanlar vardır hiç unutulmayan.
Sanma beni sevipte bırakanlardan.
Benim sevgim mezara kadar olandan
Bu mesajı silersen benden hoşlanıyorsun
Silmezsen beni istiyorsun
Cevap verirsen beni seviyorsun
Vermezsen bensiz yapamıyorsun
Hadi bakalım ne yapacaksın?
Senin kanadın olmak isterdim
Ben olmadan uçma diye
Senin baharın olmak isterdim
Ben olmadan açma diye
Benim için seni görmek suya benzer
Seninle yasamak ise nefes almaya
Susuz üç gün yaşarım ama nefes almadan asla
Sana ne demeliyim bilmiyorum
Güneşim desem güneş batıyor
Hayatım desem hayat kısa
Gülüm desem oda soluyor
Sana canım demeliyim.
Çünkü bu can seninle yaşıyor..
Sen bir pınarsın içilen ama kanılmayan
Seveni yanıltmayan
sevince yanılmayan
varlıgına doyulmayan
yokluğuna dayanılmayan..Canımdaki her nefes nefesine eklensin
içimdeki her nefes hayalinle demlensin
bırak bu gönlüm varlığınla renklensin
sen benim gönlümde yaşadıkça özelsin! Sen güllere özenme güller sana özensin.
Üzme tatli canini sen güllerdende güzelsin.
Sevgi kadar özgür Özgürlük kadar özelsin.
Bir gülsen dünyalara bedelsin.
Bir umut vardır hiç tükenmeyecek
bir hasret vardır çekilmeyecek
birde ölüm vardır
bir gün elbet gelecek ama sana olan sevgim ne ölecek ne de bitecek
Sevgilerin en güzeli seni sevmek
Özlemlerin en güzeli seni özlemek
Ve hayatin tadı sabah kalktığında senin var olduğunu bilmek

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
10/11/2008 · Kategori: edebiyat
Sanma ki sen olmadan yaşayamam. Kendimi kahrederim sanma. Gidişin canımı acıtır doğru ama asla yıkmaz beni hasretin.
Ben ne ayrılıklara direndim bilsen. Ne kadar acı çektim de düşmedim yerlere. Kaç sevdayı yolcu ettim yüreğimden, yine de vazgeçmedim renklerinden hayatın... Bilirim zor olur ama gidene dur demem yar...
Sen inanıyorsan bensiz mutlu olacağına, önüne geçmek değil, yolunu açmak düşer bana. Senin dünyanda yerim yoksa, direnmem daha fazla. Gitmeyi son çere gördüysen durdurmam seni...
Ve bil ki bitti diye ellerimi çekmem sevdadan. Bir kaç damla süzülür gözlerimden o kadar. Yaşanan anılara vefa borcudur hüznüm.
Taşınamayacak yük yoktur bilirim. Ve bıraktığın boşluğu dolduracak birileri bulunur elbette. Çünkü yalnızlığı taşıyamaz her yürek ve bir aşkın izini bir başka aşk siler sadece
. Sen bensizliğe hazırladıysan geleceğini, yarınım yoktur artık sende. Bu yüzden kesmem yolunu, gitme diye ağlamam. İsyan edip kadere, kirletmem sevdamızı...
Ara sıra gelirsin belki aklıma, dalar gider gözlerim. Adın geçer, kalbim sızlar çok küçük bir an. Sokağından geçerken düşünürüm, beni özlüyormusun diye... Bir şarkı tutarım, bir iki gün ağlarım ve bir gün bakarım ki alışmışım 
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
4/6/2008 · Kategori: edebiyat
Fani dünyada seni sevdim
Umudum kesilmedi seni sevdim
Rahatım senin yanındayım
Keşke her zaman yanımda olsaydın
Anlasaydın
Ne olur anla seni seviyorum
Ağlıyorum her gece
Yalvarıyorum
Kahroluyorum seni düşündüğümde
Umursamıyorsun sen beni
Talihsiz kaderime isyan ediyorum her gece
Gülücükler yakışıyor yüzüne
Üzülme sen sadece
Lütfen mutlu olalım hep seninle
Tarihe karışalım bizde
Evlenip mutlu olalım ikimizde
Nedersin bu sevgiye
Seviyormusun sende deli gibi beni
Eğlenelim mutlu olalım her sevgili gibi
Leyla mecnun gibi sevelim birbirimizi
İnanıp sevelim birbirimizi
Neden olmasın böyle büyük sevgi
Gülücükler yakışıyor yüzüne
Üzülme sen sadece
Lütfen mutlu olalım hep seninle
Tarihe karışalım bizde
Evlenip mutlu olalım ikimizde
Nedersin bu sevgiye
Merek etme sen ben seni mutlu ederim
Uğrunda canımı veririm
Rüyalarda görülmez bu sevgi
Aşk nedir gösteririz herkese
Terk edip gitme sen sadece beni
Bu güneş batıp benimle sönecek
Rüyalara dalacağız ikimizde
Unutulmaz aşk olacak bizimkide
Melekler bile şaşıracak sevgimize
Unutulmuyacağız ikimizde
Sevgimizi herkez kısakanacak
Tarih bizide yazacak sevgilim
Aşkın ne olduğunu gösterceğiz herkese
Fotoraflarımız koyulacak her yere
Aşkın ne olduğunu gösterceğiz millete
Vugunum ben deli gibi
Elimde değil seni sevmemek anlasana
Gecelerim sensiz geçmiyor
Ürperiyorum aniden
Leyla gibi seviyorum seni ben
Naparım ben sensiz
Arıyorum seni sessiz sessiz
Zormuş bu ayrılık sensiz
Tek seni sevdi bu yürek
Uğrunda belki can verecek
Gece gündüz hep seni düşünecek
Bakışların beni kül eyleyecek
Aşkımız sonsuza dek sürecek
Seviyorum seni
Dünyanın en mutlu sevgilisi oluruz ikimizde
Ayırmaz kimse bizi
Sende çok seversen beni
Unutulmaz sevgi olur bizimkisi
Yabancı olmayalım ikimizde
İstersen unuturum senide
Geriye kalan herşeyi silerim
İstemem senide
Tanımam unutur giderim
Sadece sen varsın benim için
İstersen ölürüm senin için
Ne bu dünyada ne ahirette bırakırım peşini
En güzel sevdalar bizim olsun sevgilim
Mutlu olalım ikimizde birbirimiz için
Gerçek sevgiler bizi bekliyor
İkimizde aşığız birbirimize
Zindan gibi bana sensizlik
En hoş hediyesin sen bana
Merak etme bırakmam seni ben
Tüm kalbimle seviyorum seni
Unutmak kolaymıki sevgilim
Bak etrafına ne aşklar yaşanıyor
Affetmem bundan sonra seni
Fethettin kalbimi
Aşkından ağlıyorum şimdi
Tek ve tek seni seviyorum
İstersen ölürüm senin için
Hasretinden ölüyorum şimdi
Her zaman seninle güzel bu hayat
Aşk yaşanmıyor sen olmadan
Canımsın benim sen
Rabbimden duam bedenimi alsın bu dünyadan
Saklamayalım birbirimizden bişey
En büyük aşkı biz yaşayalım
Rüya gibi olsun sevgimiz
Aşkın ne olduğunu gösterelim insanlara
Papatya yaprakları gibi savrulmayalım etrafa
Merak etme sevgilim
Unutmam seni unutturmamda
Renk kattın sen benim hayatıma
Asla untmam seni sevgilim
Terk etsen bile beni
En çok seni sevdim dünyada
İçimden geldiği gibi seviyorum seni
Nasıl seviyorum bilsen seni
Rica ettim senden
Ellerini kaçırma benden
Canımı al istersen
Ellerini kaçırma benden
Padişahın kızı olsan ellerini kaçırma benden
Çiçeğe boğdum anlamadın....
Aşkımı
Güller yaramadı haykırmam boş...
Dönüp bana bi kere bakmadın....
Ama olsun .....
Seni herşeye rağmen sevüyorum .....
Duyduğum en güsel isim....
Uğrunda ölmeye değer..
Yalnız ölüm ayırsın bizi...
Gül sen her zaman sakın üzülme...
Uyukunda bile yanında olmaya hazırım inan ben
Bir yaz akşamında tadına bakmıştım
İyi ve güzel kokuyordu o anda
Revaniyi anımsatan görüntüsüne aldanmadım
Oldum olası aradığım buydu belki de umarsızca
Lavanta çiçeğiydi elimdeki...
Özlediğim bir sonbahar şarkısısın dilimde
Zamansız bir anda kapılıp gittim hayaline
Gözlerimde silinmeyen bir ayışığı
Ellerimde senin kokun, sevdan ve dalga dalga yayılan aşk ateşin
Sonsuzluk şelalesinden boşluğa düşüşlerimde
Ellerimden tutan bir melektin sen
Rüyalarımda gözyaşlarmla resimler çizerken
Canımdan öte, ruhumun sesi olandın sen
Adını anıp nefes alacğım son güne dek
Neşter yarası gibi kalbime kazınıp kalacak olansın sen
Şiir gibi satır satır aşka yazdım adını
En tatlı düşlerimde bir prens misali,
Yollarını beklerken bitmez geceler boyunca,
Denizin ıslak gözlerine fısıldadım seni sevdiğimi
Ay gözlerimden süzülüp hapsoldun yüreğime
S en geldin tüm hayatım değişti...
E llerimi tut sakın bırakma....
Z ehir versen bile içerim ....
E linden ne olsa yerim...
N eden böle yapıyorsun beni terk ediyorsun
Y eller esti gönlümde...
A nla artık benim derdimi...
S eviyorum ben seni...
E n büyük acı inana bana...
M inik ellerini kaçırman benden..
İ nanmıyorsun bana...
N e olur anla beni;din bana
Sen yoktun ya,
Ürkek bir geceydi bugün
Lal kesildi rüzgarlar
Esmeyi bıraktı sanki
Yağmur bastırdı aniden
Mateme büründü görebildiğim heryer
Alacakaranlık oldumu artık
Nerde kaldı beyaz bulutlar
Mavi düşlerimdin sen benim, hasret gecelerinde
Ellerimde yıldızlarla koştum peşinden
Renklerinden mahrum bir gökkuşağıydım senin yokluğunda
Varoluşumdan bir parça oldun ya ruhumda
En derin sevdam, ilk gözağrım.. Seni seviyorum unutma
Bu günlerde bir yorgunluk var bende,
Ürperiyorum her aklıma gelişinde,
Şimdilerde zor geliyor sana uzak olmak bana.
Ramak kalsa bile ölüme,
Aklımda hep sen, tek sen olacaksın
Adını yazdığım her mavi duvarın arkasında
Yalnızlık kokan bir hayal bahçesiydin geceleri
Şiirlerimde dokududuğum bütün duygularımda
En büyük tutkularımdan öteye bir çılgınlıktı seni sevdan
Gözlerinde yaktım bütün yolları, sırf sana varabılmek için
Üzerime gelen karanlıklardan seslendim sana, gel kurtar diye
Leke değmemiş, saf, biricik sevdiğimsin sen, ne olur kal benimle
F ırtınalar koptu içimde
İ nsanlar unut diyor
K ullanmak seni kolay olmuyor
R ezil olmak bile senin için
E llerinden zehir içmek
Tarafımdan kabuldür seni unutmamak için
Kalemimin pasını aldırdım dün gece
Elimde değildi yapamıyordum
Raylardan kopup gelen bir dumandın
İmanımın esası kaderimin sembolüydü
Memleket sevdasıydı gördüğümüz köpekler
Eminim sen de ben de emin değiliz
Seni sende sevdim sevilmeden,
Umudum oldun umarsızca umduğum.
Laftan anlamaz artık bu gönül,
Tan ağırıncaya kadar değil,
Aşkımı sen anlayıncaya kadar.
Ne zamanı belli ne de yeri bu vuslatın
İbretlik bir öyküydü bizimkisi
Samanlıkta iğne aramak gibiydi
Mahvolmuş bu dünyada sevgimiz
Adını koyamadık, yerini dolduramadık
İskembleyi,
Laminat parkenin üstündeki...
Y alnızlık alıp götürdü beni..
A nsızın çıkan bir yalnızlık...
V azgeçirdi senden beni..
U mrumda deilsin artık..
Z avallı yüreğim acı çekmez artık
Gün renginde gözlerine dalıp
Üstüme yorgan gibi örttüm sevdanı
Zehir olup iliklerime işledi yalnızlığın gölgesi
İçimde ateşler yaktım, kalbimde kor oldular
Nedeni yok, bunun adı yok, bir tek yalnızca seni sevdim
E rken kalkarım hergün...
R üyamı düşünürüm ...
K ardeşime anlatırım hergün...
U ğrunda ölmeye bile hazır olduğum..
T abirini yapar kardeşim;sen onu çoook sveiyorsun de bana hergün
Z ehra vardır birtane
E lleirni bırakmayan tek insan ...
H aline üzülüp...
R uhunu sıkan...
A klını kullan FATİH bırakma onu...
F atih de var bir tane...
A şkını dağlara yazan...
T aaaaa fizana kadar koşan...
İ lk aşkı için ...
H aritayı gezip tozan.....
S erseri aşık dediler ona..
E llerinde ateş taşıyan...
R ezillikten bile korkmayan ...
C anını bile vermeye hazır olan..
A şkı için dağları delecek olan..
N amını yayıp sevdiğini alacak olan
N e oldu sana canım...
A nlamadım gidişini...
L ale almıştım sana...
A lamadın onları benden...
N e oldu cnm sana neden gittin
E renlerin dergahına girilmez mi hiç?
R ahmet kapısından geçilmez mi hiç?
E sir olmak iblise korkutmaz mı hiç?
N e güzeldir hak yolu yürünmez mi hiç
E srarengiz bir aşk bu...
S ana karşı yaşanan...
R ahat uyuyamıyorum geceleri...
A ncak seni düşününce gelior uyku
O nu gördüm aşık oldum...
N e oldu bana bilemedim..
U nutamıyorum hep düşünüyorum...
R ahat uyumak mümkün deil onu düşünmeden
E lleerimi bırakma sakın...
V erilen en güsel hediyesin bana..
İ nşallah hep benim olursun..
N edensiz yere terk etmezsin
M enlilin varsa ver ağlayacağım...
E llerimi bıraktın diye...
R uhum şad olmaz bundan sonra...
V erdiğin vaatler bana yetmedi...
E llerimi bıraktın hiç bir şey yetmez....
N urlar içinde yat sen ...
U marım mekanın cennettir...
R uhun şad olsun ...
A llah ım seni affetsin...
Y are mektup göndermediğin için....
Ş elale gibi aktı zaman...
E n güsel anım seninle olan..
Y are son mektub olsun benden...
M azlum sever sevilmeden...
A hım olsun sonu ne olursa olsun seveceğim seni....
E llerimi bırakma sakın..
S ensizlik ölm gibi bana..
R ezil etme beni sakın...
A şkın sonsuzdur bende...
G özlerine bakınca ölürüm..
İ smini anınca ağlarım...
Z arfını açınca mutluluktan uçarım..
E llerini tutunca dünyalar benim sanarım..
M avişim dedikce sana içim içime sığmaz olur....
U marım hayatın güseldir...
M utlusundur yeni yuvanda...
U marım seni üzmez yeni sevgilin...
T erk edip gittin beni değer inş...
S arılınca sana dünya benim olur...
E llerini çekince o dünya başıma yıkılır...
R ahat edemem seni görmeden...
H ayat bana dar olur...
A nıların benimle toprağa gelecek...
T anrıya dua ediyorum bizi ölüm ayırsın
S evmek en gğsel duygu...
E llerimi bırakman acı...
M utlu edemedin beni..
A llah seni mutlu etsin....
İ lk sendin hayatımda...
L eyla ile mecnun gibiydik ilk günler...
K alkıp gidene kadar yanımdan...
E llerimi bırakana kadar...
R uhum senin di ama onlarını yaptıktan sonra seni sevemem
E llerimi bırakma sakın....
L eyla yı hatırla mejnunu nasıl terk ettiğini...
İ nsanlara bak hepsinde biz varız...
F ırtınam dinsin artık dayanamıyorum
E llerin yok artık...
M utlu olamam ben...
İ l değiştirsem bil olmuyor...
R uhumm senden vazgeçemiyor...
H ani benim olacaktın hep...
A ncak rüyanda diyosun şimdi...
N e oldu aşkımız he ne oldu yalan yalan oldu
N ereye gittin hemen....
U mrunda deil hayatım ....
R uhun şad olsun....
C anımsın sen benim...
A allah a yemin ettim..
N e seni unuturum ne de senin yerini doldururum...
H ani bizim sevdamız herşeye bedeldi...
İ nsanlar bizi örnek alacaktı...
L eylayla mecnun gibi olacaktık...
A nlaşmazlık yoktu hani...
L ale sümbül gibiydik....
Nereden geldiğimi hatırlamıyordum bu eve
Ellerimi de hissedemiyordum
Seni gördüm sonra yemek yaparken
Lakin hatırlamıyordum
İstekli ve sevgili dolu sarıldın bana
Hakaret ettiğin için özür diledin dün gece
Ailen karşı olsada bana
Neslihan nolur beni terketme
Yaklaşım tarzına şaşırıyorum
Ellerimle seni boğarak öldürmek istiyorum,acı vermeden
Laleler dökücem cesedini sakladığım eve
İster iste ister isteme seni öldürücem
Zevkli ve acılı bir şekil denicem
Nuray,ne olur geri dön bana
Uslu olucam artık,sen ne dersen onu yapıcam
Rakı yok,viski yok,kumar,dayak hiçbiri yok
Artık ben yokum
Yok olurken ben, seni son kez görmek istiyorum.
Hasan çavuş geldi odama
İstedi bir malboro sigara
Lan defol git dedim
Anama küfür yedim
Lezizde bir dayak yedim
Çığ gibi büyüdü aşkım
Anladım ve ağladım
Gün geçtikçe
Leyla ile Mecnun gibi
Aşığım sana deli gibi
AŞKIMA BİR DERMAN ARIYORUM
RUHUNA ÇARE BURDA
İNANIYORUM SANA
FARKETMEZ BENİM İÇİN FAZLADAN BİR YARA
Aşkımı anlatamam sana
Ruhlar aleminde böyle bir şey görülmedi
İstiyorum seni
Fermanımı yazdım seni bekliyorum
Fuzuli bir görünümün var
Uğuruma , mabadedime dokunma
Nasıl seviyorum seni bi bilsen
Dağları delecek kadar
Aşığım sana anlasana
Dünüm bugünüm senle dolsun taşsın!
En güzel günlerim seninle geçsin!
Ne kadar mutlu olsak yıldızlar imrense!
İnsanlargıpta ile baksın biz ikimize!
Zehirlerini kendileri içsinler bulaşmasınlar bize
O trenler geç gelir bu şehre aşk yok bu tütsülerde!
Genç ve güselsin tamam sen oldun olmuşsun üzüntülerde!
Uç noktası nasıl yalnızsın burda!
Zaman akarken ben de burda yoktum aşkta burda!
mehaplı geceler seni beni bekler
ilhamım sensin tüm şiirler bilirler
razıyım bensizliğe ama sensizlikle beni bitirme
aşk olmak zordu sana başardık en sonunda
yalvarırım tanrıya ayırmasın senden bir daha
As gelirse bu işin sonu yaş!
Yağmur damlalarını saymam akıl eder baş!
Şimşek çakarsa yorgan altı sert yeraltı!
Enzimlerim güçlüdür...Ne tanır denizaltı
Güle benzer dikenim...Kim zarar verirse biterim!
Üzüm salkımlarında sallanır..Düşeceğim elbet bilirim..
Lambalar benim için yanar söner gece yarısı onları seyrederim
K -albim seninle dolu, neyapsam bilmem
A -dını saklıyorum hala, kimseye söylemem
D -erdim sen. . . düşüncem sen. . .
İ -stemeden'de olsa gideceğim bu şehirden
R -astlarmıyım bilemem, bir sana daha birtanem
E skileri saklar dururum içimde
K aderim yaksada canımı
R azıyım seni severek ölmeye
E n güsel yıllarımı alsanda
M ahkumum yinede seni sevmeye
M ahsere kadar dedim bu ask
I ster sev ister sevmesende
R aziyim tatli sözüne, raziyim gülümsemene
A lin yazimsin, nasibim
Y ar beni istesende istemesende
A nlamsızlıklar içinde kalmışım
Y aşamak zor geliyor artık bana
Ş ikayetçi olmuşum bu zalim dunyada herseye
E meklerim cabalarım hep bosuna imiş
G öz yaşı çileden başka birşey yokmuş bana kalan
Ü zülen hep ben olmuşum acı ceken hep kalbim
L ekenmiş hayatım benim mutlulukları coktan unutmusum
G özlerin sanki bir nehir inan boğulabilirim
Ö zlemimi anlayamazsın içimde her an ölebilirim
K albim çıkıcak gibi atıyor hakimi ben değilim
H alimi anla be sevgili eskisi gibi değilim
A nılar hatılar yüreğimi dağlıyor
N edir bu bilinmezlik canımı çok yakıyor
Ş eytan mısın sen yoksa bir melek mi
E minim ne olduğun ruhunda belli
N edir bu dert çaresi yok mudur
A ağlayamam istesemde yapamam ki sevgili
Y aşlar akmaz gözümden yüreğimi görebilir misin ki
C anmıydın sen yoksa adı konulmamış bir aşk mi?
E n güzelinden ,en sadesinden
M evsin rüzgarları bu kadar yavaş mı?
R ahat bırakmadı düşüncen bu bir savaş mı??
En galibiyetinden en mağlubiyetinden
Bak yine seni sensiz yaşıyorum gecelerde
Üstümde yıldızlar sarmaş dolaş sevda sarhoşu
Şimşekler çakarken kalbimin derinliklerinde
Rüzgarın getirdiği senin saçlarının kokusu
Aklımdaysa bir işkence unutulma korkusu
Gene sensizim mutsuzum
Ümitsizim umutsuzum
Ne olur geri gel ne olur
Anla gelirsen sular durur
Yaşlı gözlerim ağlamaktan bıktı be kadın
Tersine gidiyorsun hep
Umudumu kestin hep sen
Gene sensizim mutsuzum
Çaresizim üzgünüm
Elimde çiçek seni bekliyorum
Seni seviyorum inanmıyorsun bana
İnan kalbimi veririm sana
Ne olur anla
Aşığım seni seviyorum
Ne olur lütfen
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!
7/5/2008 · Kategori: edebiyat
Dünyanın Yedi Harikası [değiştir]
Keops Piramidi [değiştir]
Giza Piramitleri'nin üçü birden dünyanın yedi harikası listesine dahil değildir. Piramitlerden sadece Keops Piramidi bu listeye girmiştir. Keops Piramidi, 4. Hanedanlık zamanında M.Ö. 2560 yılında Firavun Khufu (Keops) tarafından yaptırıldı. Yapımının 20 yılı aştığı sanılmaktadır. Piramit yapıldığında 145,75 m. yüksekliğindeydi. Yapıldığından itibaren 43 yüzyıl boyunca dünyadaki en yüksek yapı olarak kayıtlara geçmiştir. Keops Piramidi ilk inşa edilen olmasına rağmen dünyanın yedi harikası arasında günümüzde ayakta duran tek yapıdır. Bu yüzden dünyanın 7 harikasından biridir.
Babil'in Asma Bahçeleri [değiştir]
Milattan önce 7. yüzyılda Babil kralı Nebukadnezar tarafından yaptırılmıştır. Babil'in çorak Mezopotamya çölünün ortasında, ağaçlar, akan sular ve egzotik bitkilerin bulunduğu çok katlı bir bahçedir. Coğrafyacı Strabo'nun 1. yüzyıldaki tanımına göre:
"Bahçeler birbiri üzerinde yükselen kübik direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu ve büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için Fırat Nehri'nden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya doğru akıyordu"
Söylentiye göre Nebukadnezar bu yapıyı sıla hasreti çeken karısı Semiramis için yaptırmıştır. Semiramis Medes kralının kızıdır. Söylentiye göre Mezopotamyanın düz ve sıcak ortamı onu bunalıma itmiş, kral da karısının hasretini sona erdirmek için yapay dağların olduğu, suların aktığı yemyeşil bir bahçe yaptırmıştır. Bu yüzden bazen Semiramis'in asma bahçeleri olarak da anılır.
Babil'in asma bahçelerinin günümüze gelen kesin izleri yoktur. Fakat, bölgede araştırma yapan arkeologlar, Babil'deki sarayın kuzeydoğusunda görünüşü garip olan temel ve tonozlar buldular. Bunların Babil'in Asma Bahçelerine ait olduğu düşünülmektedir. Babil'in Asma Bahçeleri, klasik yazarlar tarafından ayrıntılı bir şekilde tanımlanmıştır. Günümüzde bu tanımlara göre çizilen resimler bulunmaktadır. Küçükken sandığımız gibi bu efsanevi bahçeler bir yerlere asılı fidan değildir, sadece sütunlarla desteklenen taraçalar üzerinde kurulmuştur.
Zeus Heykeli [değiştir]
Zeus Heykeli M.Ö. 450 yıllarında, adına olimpiyat oyunları düzenlenen Tanrıların kralı Zeus için, Olimpiyatlar'a ismini veren Olimpia'da yapılmıştır. Zeus Heykeli, bir tahta iskelet üzerine altın, fildişi ve metal parçalar yerleştirilerek Partenon'un içinde yapılmıştır. Heykelin oturduğu taban 6,5 m. genişliğinde ve 1 m. yüksekliğinde, heykelin kendisi ise 13 m. yüksekliğindeydi. Olimpiyat oyunları 391 yılında Theodosius I tarafından putperestlik olarak değerlendirilip sona erdirilince, Zeus Tapınağı da kapatıldı. Heykel, zengin Yunanlılar tarafından Constantinople’ye taşınmıştı ve 462 yılındaki büyük yangında yok olana dek orada kaldı. Bugün temelleri [1], birkaç yıkılmış kolon[2] ve enkaz[3] tüm kalıntılarıdır.
Artemis Tapınağı [değiştir]
Artemis Tapınağı'nın temelleri milattan önce 7. yüzyıla kadar gitmektedir. Tanrıça Artemis'e ithafen yapılmıştır. Tamamiyle mermerden oluşuyordu. Lidya kralı Croesus tarafından yaptırılan yapı, Yunan mimar Chersiphron tarafından tasarlanmıştı ve dönemin en büyük heykeltıraşları Pheidias, Polycleitus, Kresilas ve Phradmon tarafından yapılmış olan bronz heykellerle süslenmişti. Tapınak hem bir pazaryeri, hem de bir dini müessese olarak kullanılıyordu. Artemis Tapınağı M.Ö. 21 Temmuz 356'da adını ölümsüzleştirmek isteyen Herostratus adlı bir Yunanlı tarafından yakıldı. Aynı gece Büyük İskender doğmuştur. Büyük İskender Anadolu’yu fethettiğinde Artemis Tapınağı’nın yeniden yapılması için yardım teklif etmiş fakat reddedilmiştir.
Rodos Heykeli [değiştir]
32 metre yüksekliğinde, demir ve taşla desteklenmiş bronzdan yapılmış bir heykeldir. Rodoslular tarafından Güneş Tanrısı [Helios]'a ithafen yapılmıştır. Yapılışından yok oluşuna kadar yalnızca 56 yıl geçmesine rağmen, Rodos Heykeli dünyanın yedi harikasından biri olmayı başarmıştır. Bunun en büyük sebebi, devasa bir heykel olmasının yanısıra Rodos adasındaki insanlar için beraberliğin simgesi olması idi. Rodos Heykeli’nin yapılması tam 12 yıl sürmüş ve heykel M.Ö. 282 yılında bitirilmiştir. Liman girişinde bulunan heykel M.Ö.226 yılında bir deprem sonucunda en zayıf noktası olan dizinden kırıldı. Rodoslular, Firavun Ptolemy III Eurgetes’den restorasyon için yardım teklifi aldılarsa da, bir kâhine başvuruldu ve yardım reddedildi. Neredeyse 900 yıl boyunca heykel harabe halinde kaldı. 654 yılında Araplar Rodos’u feth ettiler. Heykelden kalanları Suriyeli bir Yahudi’ye sattılar. Söylentiye göre bütün parçaları Suriye’ye 900 devenin sırtında taşınmıştır.
İskenderiye Feneri [değiştir]
- Tehlikeli kıyı şeridi boyunca gemicileri yönlendirmek amacı ile Mısır'ın İskenderiye kenti kıyısındaki Faros (Pharos) adasında yapılmıştır.Proje Büyük İskender'in komutanları Ptolemy Soter zamanında M.Ö 290 yılları sonunda başlamış, ölümünden sonra oğlunun hükümdarlığı zamanında bitirilmiştir. Şehrin batı limanında bulunan fener yaklaşık 166 m. yüksekliğindedir. Sadece harikaların değil bugüne kadar yapılmış fenerlerin de en yükseğidir. Gemicilik için güvenli bir ortam sağlamak isteyen Yunanlı tüccar Sostratus tarafından finanse edilmiştir. Fener’in en gizemli yanı, gündüzleri bile güneş ışığını denize yansıtmak amacı ile tasarlanmış cilalı bronz aynalarıydı. Geceleri ise aynaların önünde ateşler yakılıyor, böylece aynanın yansıttığı ışık gece yaklaşık 50 km. mesafeden görülebiliyordu. Yapı bir dizi depreme kadar bozulmadan kaldı. Fakat depremler ve doğal şartlar sonunda çöktü. Üst kısmı 955 yılında bir deprem ve fırtınada kopan fenerin gövde kısmı da 1302'de başka bir depremde çöktü. En sonunda 1480 yılında Memlük Sultanı Kait-bay tarafından fenerin olduğu yere yapılan bir kalede malzemeleri kullanılmak üzere tamamen yıkıldı.
Halikarnas Mozolesi [değiştir]
Halikarnas Mozolesi, Kral Mausollos için karısı ve kız kardeşi tarafından yaptırılmış bir mezar. Bodrum civarında yapılmış ve yapımı M.Ö. 350 yılında tamamlanmış. Tabanın üstünde kenarları heykellerle süslenmiş basamaklı bir podyum bulunuyordu. Süslü su mermerinden yapılmış lahit ve mezar odası, podyumun üstünde bulunuyordu ve İyonya tarzı kolonlarla çevrilmişti. Sıra sütunlar, yine heykellerle süslenmiş bir piramit çatıyı destekliyordu. Dört tane savaş arabasıyla çekilen bir savaş arabası heykeli ise piramidin tavanını donatıyordu. Halikarnas Mozolesi'nin toplam yüksekliği 45 m. idi ve 4 tarafındaki 4 heykelin her birini ayrı bir heykeltıraş yapmıştı. Bu heykeller, tanrıların değil de insanlar ve hayvanların heykelleri olmasından dolayı tarihte özel birer yer tutarlar. 16 yüzyıl boyunca Halikarnas Mozolesi iyi bir durumda korundu. 15.yy da Haçlı Seferleri sırasında St.John şövalyeleri bölgeye geldiler ve bugün Bodrum Kalesi olarak geçen büyük bir kale yaptılar. Bu kalenin yapımında Halikarnas Mozolesi'nin nerdeyse bütün taşları kullanıldı.
Yeni harikalar
İsviçre merkezli "New7Wonders Vakfı", dünyanın yeni 7 harikasını belirlemek için başlattığı yarışmaya 21 finalist eser katıldı. Dünyanın dört bir yanından yaklaşık 100 milyon kişi cep telefonu ve Yeni Yedi Harika [4] adlı internet sitesinde 6 yıl boyunca oy kullanarak dünyanın yeni 7 harikasını seçti. Oylama 7 Temmuz 2007'de (07/07/07) sona erdi. Cep telefonu ve internet oylarıyla belirlenen dünyanın yeni 7 harikası, Portekiz'in başkenti Lizbon'da ilan edildi. Dünyanın yeni 7 harikası; Ürdün'deki Petra Antik Kenti, Çin Seddi, Brezilya'daki Kurtarıcı İsa Heykeli, Peru'daki Machu Picchu Antik Kenti, Meksika'daki Chichen Itza Piramidi, İtalya'nın Roma kentindeki Kolezyum ve Hindistan'daki Tac Mahal anıtmezarı şeklinde sıralandı.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
6/5/2008 · Kategori: edebiyat
GELEN TALEPLER
Türkiye'ye gelen ilginç mal taleplerinden bazıları şöyle:
ABD: Kuluçka makinası, pipo, meyan kökü, mendil, gümüş eşya ve mücevherat, salça, dansöz kıyafeti ve otantik giysiler, çömlek, baharat.
Almanya: Silah, tavuk bacağı, fındık, çörek otu yağı, şal, lens, gözlük.
Fransa: Doğada çıkan bitkiler, yabani mantar, geleneksel Türk yemekleri konserveleri, örme giyim, antika, sakız hammaddesi, jilet, kemik yağı, tıbbi malzemeler, Türk yemekleri kitabı, saksı, ütü masası, defolu mallar, kayısı, kiraz çekirdeği, dondurulmuş balık.
İtalya: Şifalı bitkiler, mantar, gazyağı, ampul, yılan balığı, keçi kılı, şamdan, çelenk.
İngiltere: Tahin, helva, namaz takkesi, seccade, muhtelif Türk sosları, Kuranıkerim, tütsü, termometre.
Hollanda: Hasta sedyesi, döner makinaları ve bıçağı, Türk motifli ev dekorasyonu eşyaları, kilim, gübre, mayo, kuş üzümü, cevizli sucuk, Türk işi geleneksel kumaş ve halı.
Hindistan: Zirai ilaç, oto yedek parçaları, çiçek, gıda maddeleri, manuel daktilo, nargile çubuğu, küllük, şamdan, koyun yünü.
Güney Kore: Tuvalet ve banyo aksesuarı, hayvan yemi, silikonlu demir, nargile, hoparlör, kedi bağırsağı, pırasa yağı, tavuk bacağı, balık yemi.
Rusya: Çanta, ev gereçleri, ressam gereçleri, hurda, gübre, prezervatif ve prezervatif makineleri, deniz tuzu.
Yunanistan: Tabut, düğün ve vaftiz davetiyesi, kadın saçı, gelinlik, tespih boncuğu, çamaşır lastiği, nargile, antika, dalgıç ve dalış aletleri, Türk hamamı malzemeleri, çiklet, çocuk maması, plastik çöp torbası, diş fırçası, bulaşık teli, kadayıf.
İspanya: Kuş, lahana turşusu, bayrak, ayna, çerçeve, yufka ve hamur işi, çakmak, mum, balon, dantel, dondurma külahı, yabani mantar, tuvalet kağıdı.
İsviçre: Canlı kurbağa, sıhhi banyo ve mutfak malzemeleri, traverten taş, şırınga, plaj malzemeleri, silah aksesuarı, her türlü sürüngen hayvan, avcı kıyafetleri, bulaşık bezi, idrar torbası.
Portekiz: Şapka, anahtarlık, çakmak, plastik hortum, çocuk bezi.
Danimarka: Pipo, dantel, mutfak eşyaları, kadın saçı, kan torbası, çiçek yetiştirmek için toprak, haşhaş tohumu.
Macaristan: Deniz tuzu, kuru soğan ve sarımsak, plaj çantası, trafik işaretleri, ilan panosu.
Birleşik Arap Emirlikleri: Veteriner ilaçları, teneke kutu, hediyelik eşyalar, şekerli gıdalar, lokum, çikolata ve gofret, saksı, kullanılmış oto lastiği, yoğurt, mum, çöp kutusu, kan ve idrar torbası, sanat ürünleri, çatal-bıçak takımları, sucuk.
Japonya: Nazar boncuğu, bujiteri ürünleri, namaz takkesi.
İran: Başörtüsü, alkolsüz meşrubat, binicilik malzemesi, at nalı ve çivisi, gül yağı, boya, kağıt, kadayıf, mobilya.
Doğu Afrika: Tıbbi malzemeler, elektronik malzemeler, hayvan kapanları, ikinci el giysiler, donmuş et, kümes hayvanları.
Pakistan: Jogging giysisi.
İsrail: Oryantal dans kıyafetleri, göğüs pedi, gece elbisesi, tekerlekli sandalye, baston, kıble yönünü gösteren pusula, kadın saçı.
Endonezya: Seccade, meze, semazen terliği.
İsveç: Zar ve zar kutusu.
Suudi Arabistan: Yaprak sarması, emniyet kemeri.
Kuveyt: Buzağı maması, süt sağma makinası, abiye kıyafet, başörtüsü.
Mısır: Güneşte kurutulmuş maydonoz tozu.
Azerbaycan: Oltu taşı
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::